728x90 AdSpace

Yeni

29 Aralık 2016 Perşembe

Kur’an’da “kardeşi” kelimesi

kuranda-kardesi-kelimesi

Kur’an’da اَخَاهُ lafzıyla “kardeşi” kelimesi, tümü Mekke’de inmiş olan surelerin yedi ayetinde geçmektedir. Sözkonusu ayetlerin beş tanesinde, konu Hz. Harun iken ikisinde Yusuf’un anne ve baba bir kardeşidir (Yusuf, 12: 69, 76). Bu yazıda, sadece “kardeşi” kelimesinin geçtiği, “açıkça Hz. Harun’dan söz edilen ya da onun kastedildiği” ayetleri, içinde bulundukları surelerin nüzul sırasına göre ele alacağız.
Hz. Musa’nın asasının apaçık bir yılana dönüşmesi (Araf, 7: 107), elinin bakanlara bembeyaz görünmesi (Araf, 7: 108) gibi tevhid dinini teyit eden mucizeler, Firavun’u rahatsız etti. Onun yönettiği toplum, büyü işlerine eğilimliydi. Zaten müşrikler vahiy ile karşılaştıklarında onun büyü, peygamberlerin de büyücü olduğunu iddia ederler. Tüm peygamberlere “büyücü” denilmesi de bunu göstermektedir. Firavun dönemi müşriklerinin peygamber mucizeleri karşısındaki tavrı diğer müşrik toplumlardan farklı olmadı: "Onu kardeşi ile birlikte oyala ve bütün kentlere (büyücülük yapan) adam toplayacak elçiler sal."  (Araf, 7: 111). Firavun’a bu tavsiyede bulunanlar, muhtemelen Musa ve kardeşini “güçle bastırmayı” uygun bulmadılar. Çünkü o ikisine olan ilgi kontrol edilemez sonuçlar getirebilirdi. Bunun yerine Musa ve Harun’a büyü ile karşı koymayı düşündüler. Bu, bir bakıma “Musa ve kardeşini” de diğerleri gibi büyücü konumuna getirecekti! Böylece Firavun’un toplumdaki etkisi azalmayacak, Musa ve kardeşi onun haksızlığıyla değil, dalavereci bir kesimin (büyücülerin) aldatmalarıyla meşgul olacaktı. Hz. Musa’ya verilen mucizeler, büyünün yaygın olduğu dönemde, gündeme uygun mucizelerdir. Kur’an’ın indiği dönemde ise gündemde olan şey dilde fesahat ve belağattır. Kur’an, inkârcılara bu açıdan meydan okumuş ve onlar vahiy karşısında aciz kalmışlardır.
Kur’an, önceki peygamberlere dair Peygamber’e (s) aktarımlarda bulunarak tarih boyunca risaletin, Allah’a teslimiyet merkezli bir çizgisi olduğunu belirtir. Bu hat üzerindeki iki örnek Hz. Musa ve abağeyi Hz. Harun’dur: “Andolsun ki biz Musa'ya Kitabı (Tevrat’ı) gönderdik ve kardeşi Harun'u da yanına yardımcı olarak verdik.” (Furkan, 25: 35). Bu iki peygamber hem zalim otorite Firavun hem de ona gönüllü itaat edenler tarafından yalanlanmıştır. Bu durum, Mekke’deki durumdan pek de farklı değildi. Mekke’nin ileri gelenleri de onların takipçileri de son peygamberi ve risaletini yalanladı.
Kur’an’da, Yusuf’un baba bir kardeşleri, kötü kardeşe Hz. Harun ise iyi kardeşe örnektir: “Rahmetimizin bir sonucu olarak ona kardeşi Harun'u peygamber olarak armağan ettik.” (Meryem, 19: 53). Ayetten anlaşıldığına göre din yolunda destekçi bir kardeşe sahip olmak Allah’ın kula merhametidir. Harun’un hitabeti Musa’ya göre daha iyiydi (Kasas, 28: 34). Firavun’un zulmü karşısında, merhametli bir kardeş ne güzel nimettir!
Firavun yandaşları, mevcut toplum düzeninin değişmesini tehlike olarak gördüler ve Musa ile Harun’un tebliğine karşı Firavun’a, şirk düzenini muhafaza edecek bir yol önerdiler: “Dediler ki: Onu kardeşi ile birlikte oyala ve adam toplayacak elçilerini bütün kentlere gönder.” (Şuara, 26: 36). Bu öneri, Firavun’un Hz. Musa’nın büyücü olduğunu (Şuara, 26:34) ve Mısırlıları yurtlarından çıkarmayı hedeflediğini (Şuara, 26: 35) iddia etmesinden sonradır. Dolayısıyla ileri gelenler, hemen zorba yöneticiyi onaylamakta, onun iddiasını topluma yaymanın yollarını tespit konusunda Firavun’a yardımcı olmaya çalışmaktadırlar. Çünkü itibarları, Firavun düzenin devamına bağlıdır.
Peygamberler, sahte olanlarından mucizeleriyle ayrılırlar. Kur’an’da mucizelerinden en fazla söz edilen peygamber Hz. Musa’dır: “Sonra Musa ve kardeşi Harun'u ayetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik.” (Müminun, 23: 45). Delillerle İslam’ı tebliğ eden Hz. Musa ve Harun peygamberler, Mısır toplumunun itibarsız kesimi İsrailoğullarındandır. Kavmî kibir, Mısır yöneticisini ve destekçilerini doğruyu kabul etmekten alıkoymuştur. Hâlbuki hakikat, zenginlik ve güç ölçü alınarak değerlendirilemez.
Görüldüğü gibi Kur’an’da “kardeşi” lafzı, biri peygamber (Hz. Harun) diğeri de peygamber (Yusuf’un) kardeşi için kullanılmıştır.
Kur’an’da “kardeşi” kelimesi
  • Blogger Comments
  • Facebook Comments

0 yorum:

Yorum Gönder

Kayıt olmadan yorum yapmak için anonim, isim girmek için Adı/Url seçerek yorum yapabilirsniz.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Top