728x90 AdSpace

Yeni

12 Haziran 2016 Pazar

Noam Chomsky Suriye Halkına Nasıl Hainlik Etti?

noam-chomsky
Ünlü eleştirmen Israel Norman Finkelstein bir defasında, Noam Chomsky’i eleştirmenin, “sol dönekler” yani iddiaya göre kendi sol ilkelerini terk edenler için bir geçit töreni olduğunu yazmıştı. Finkelstein’in gözlemi şöyledir: Chomsky onların idealist geçmişini yansıtmaktadır. O ilkelerini satmamış ama “sol dönekler” günümüzde görüldüğü gibi bir zamanlarki ilkelerini satmışlardır.
Bir anlamda, bu doğrudur. Chomsky, dünya görüşüne vuran değişimin gelgit dalgaları ne kadar güçlü olursa olsun, herhangi bir unsur ya da zaman tarafından değişime uğratılamaz siyasi bir kayadır. Chomsky’nin siyasetinin, II. Dünya Savaşı sonrası Amerikan politikasına karşı, sahici ve çok ihtiyaç duyulan muhalefetten doğduğundan şüphe yokken, onun yaklaşımını tanımlayan durağanlık, onu Arap Baharı’nın karmaşıklığını ve çelişkilerini hesaplayamaz hale getirdi.
Chomsky’nin Suriye konusundaki duruşu, bunun en açık örneğidir. Harvard’da Eylül 2015’te yaptığı bir konuşmada ifade ettiği ve diğer röportajlarında tekrar edip durduğu gibi, Chomsky Suriye’de insani bir yardım organizasyonu fikrinin, dikkatleri başka bir yöne çekmek olduğuna inanmaktadır. Chomsky şöyle diyor: “Her güç kullanımına, insanî müdahale deniyor ve hemen her seferinde, müdahale hakikatte insanî değil, güç kullananın menfaaatlerinin hizmetinde.” Ona göre, Suriye’ye müdahale etme konusunda, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Suriye’nin “cihatçı”hareketlerini oluşturma ve sürdürme amacını güden güçleri desteklemenin dışında pek az şey yaptı.
Suriye’de Chomsky’nin duruşunu destekleyenler, devrim destekçilerini benim gibi “yeni muhafazakârlar” ya da “emperyalist yanlıları” diye tanımlayabilirler. Gerçekte ise onlar bu ifadelerin daha olumlu olanlarını hak ediyorlar.
Chomsky’nin Görüşlerinin Dış Çizgileri
Chomsky’nin Eylül 2015 Harvard konferansı esnasında, ona Rusya’nın Suriye’de asker görevlendirmesinin emperyalist bir tavır olup olmadığı soruldu. Chomsky, tüm Suriye muhalefetinin ya IŞİD ya da el-Kaide’nin bazı türevleri olduğu şeklindeki kaprisli iddialarını tekrarlayıp durdu.
Hatta Suriye’deki karışıklığı gözlemleyen sıradan birisi bile, bu iddianın yanlış olduğunu bilir. Büyük ihtimalle, Suriye muhalefet güçleri, herhangi bir anlamda “cihatçı” değil.  İslamcı olanların arasında bile, çoğu demokratik bir hükümeti desteklemektedir. IŞİD ya da el-Kaide’ye kıyasla Hamas’a daha fazla benzemektedirler.
Suriye devriminin bu ve diğer gerçeklerini hesaba katmak yerine, Chomsky örtülü bir şekilde, terörizmi yenmek için diktatörlükle müttefik olma görüşüne paralel, “terörle mücadele” mantığını destekledi.
Sözgelimi el-Cezire’ye verdiği son röportajında, Chomsky’e IŞİD’e karşı savaşmak için Esed rejimi ile işbirliği yapması durumunda, ABD’yi destekleyip desteklemeyeceği soruldu. Esed’i “canavar” (Bu, vardığı sonucu daha da berbat eden bir kabuldür.) olarak tasvir ederken, aynı anda IŞİD ve Esed rejimi ile savaşılamayacağını, böyle bir şeyin tutarsız olacağını ileri sürdü.
Bu yorum, Esed rejimi IŞİD’in yükselişini aktif bir şekilde desteklediği için, hasseten hayret vericidir. The Atlantic’te Dominic Tierney’nin ifade ettiği gibi:
Suriye’de bir vahşet ve intikam döngüsü, her kesimi aşırılığa itttiğinden, Esed iç savaşın doğal parçalanmışlığından faydalanıyor. O, kayıtara geçtiği gibi bir yandan cihatçıları hapishanelerden çıkarırken ve IŞİD ile petrol alışverişi yaparken, rejimin ılımlı düşmanlarını yakıp kül etmeye odaklanarak köktenciliği teşvik etti.
2014 yılında, IŞİD’in yayılmasının zirvesinde olduğu sıralarda, Esed ve müttefiklerinin saldırılarının %6’sı IŞİD’e yönelikti. Aynı anda IŞİD saldırılarının da %64’ü muhaliflere yönelikti. IŞİD ve Esed güçleri, etkili bir şekilde, birçok olayda birlikte hareket etmişlerdir. Rus hava saldırıları da söz konusu grubu engellemek yerine, ona sıkça yardımcı pozisyonda olmuştur.
İran ve taşeron milisleri tarafından desteklenen Suriye rejiminin mezhepçi katliamı, net bir şekilde, IŞİD’e daha önce görülmemiş bir destek sağladı. Bu destek, en iyi ihtimalle ironik, en kötü ihtimalle de desteklenemez durumdaki Esed’le işbirliği konusunda, Chomsky’nin taraf olmasına neden oldu.
Chomsky'nin Gerekçeleri

Jacobin ile bir röportajında Chomsky, Suriye hakkındaki görüşlerinin ardında bulunan derin nedenlere bir bakış imkânı veriyor. Batı’nın IŞİD’İ bombalamaları konusundaki düşüncelerini, talep eden bir soruya yanıt olarak Chomsky, “Bölgeyi parçalayan mezhepçi çekişmeler, temelde Irak işgalinin sonuçlarıdır.” dedi.
Solun ekseriyetine göre olduğu gibi Chomsky’e göre de çatışmaya ABD’nin belirgin yakınlığı (ya da ABD’nin bu yıkıcı savaştan sorumlu olduğu şeklindeki patalojik inanç), Suriye devrimine yönelik lakaytlığı ve düşmanlığı, alternatifli olarak şekillendirdi. Başka bir deyişle ABD’nin Esed rejimine karşı oluşundan dolayı, sol kendisini ya devrimi tamamen inkâra ya da rejimin düşmanlarına muhalefete zorlanmış hissetti.
Chomsky’nin iddiasına gelince, devrimci güçlerin tamamen yok edilmesini destekleyerek ideolojik tepeden bakışını ifade etmiş oldu. Jacobin ile aynı röportajda Chomsky, Suriye’de Türkiye’nin, Katarın ve Suudi Arabistan’ın desteklediği cihadi unsurların muzaffer olmasından daha kötü bir sonuç olamayacağını söyledi.  Onun ifadesi, Rusya, İran ve Esed tarafından “jihadi unsurlar” denilenlere karşı yürütülen zalimane savaşı açıkça takdir etmek anlamına geliyordu.
Bununla birlikte, Chomsky’nin diğer ifadelerinde netleştiği gibi, Suriye’deki çatışmaya gelindiğinde, sol gruplar diye anılan unsurları destekleyen “emperyalist müdahale” çağrısında bulunurken, o  daha mutlu. el-Cezire röportajında Chomsky “Kürtlere” arka çıkan ABD hava saldırılarına, desteğini ifade etti. “Sol”a göre, Chomsky “Kürtleri” Kürdistan İşti Partisi (PKK) ya da onun Suriye kolu olup, Rojava diyen bilinen kuzey Suriye kısmını kontrolü altında tutan Demokratik Birlik Partisi’ni (PYD) eşdeğer kabul etmektedir. Chomsky, bu hava saldırılarını meşrulaştırırken insanî argümanlar kullandı. Ayrıca Jacobin’e, PYD’nin bu şartlarda gelişiyor, adil ve müşkülpesent bir toplum kuruyor göründüğünü, Suriye’de herhangi bir kesimden farklı bir durumun ortaya çıktığını ve onların desteklenmeyi hak ettiğini söyledi.
Chomsky’nin ifadelerinin içeriği nettir. Esed rejimi ve müttefikleri nedeniyle neredeyse 250 bin Suriyeli öldü ve 13 milyon insan yerinden yurdundan oldu. Buna rağmen sadece “Kürtler” özel ilgiyi hak ediyor. Benzer şekilde, bir Suriyeli Arap (hatta muhaliflerin elindeki Şam’da yaşayan bir Kürt) desteği hak etmezken, PYD’nin hakim olduğu yerlerde ve civarındakiler hak ediyor.
Bununla birlikte, muhaliflerin elinde olan yerlerdeki Suriyelilerin kaderi, Chomsky gibi sözde ilerlemecilere, dayanışmalarını ve destklerini ifadelerini esirgemeyi değil, ifade etmeyi ilham ediyor olmalıdır. Bu yerlerin çoğunda, devrimci, demokratik Mahalli Koordinasyon Komiteleri yönetimi ele aldı, zor da olsa kamu ve sosyal hizmetleri tedarik etti; ilk gerçek ifade hürriyeti tecrübesi yaşattı.
Hiç kuşkusuz, muhalifler hiçbir şekilde mükemmel değildir ama kontrolleri altındaki her yerde, en kötüleri bile, Esed rejimi zorbalık hanedanından daha iyi olduklarını kanıtladılar. Bu bölgelerde yaşayanlar, işte bunun için rejim güçlerinin yaklaşımlarını  terk ettiler. Ayrıca bu, mültecilerin büyük çoğunluğunun, muhaliflerden değil, IŞİD ve Esed’den kaçmasının da nedenidir.
Muhafazakâr Sol
Chomsky’nin geçmişteki siyasi duruşu, bana erdemli geliyordu. Bununla birlikte, Suriye devrimi karşısındaki tavrının ışığında şöyle diyebiliriz: Tek boyutlu ahlakçı politikanın, solu baştan sona kaplayan bir muhafazakârlığın ifadesi olduğu, oldukça net hale gelmiştir.
Bu, Chomsky’nin ve daha geniş sol kesimlerin hoşuna gitmese de Suriye’de devrim karşıtı rolleri, solculuğu gözden düşürüyor. Bu şekilde, onların eylemleri, Stalinizm kâbusuna kör bir sadakat nedeniyle nesiller boyunca solu yok eden “sosyalistlerin” durumuna benzemektedir.
Chomsky ve taraftarları tarafından açığa vurulan; muhafazakâr, oryantalist ve tutarsız duruş, kendi altkültürünün dar parametrelerinin ötesinde var olmak için hiçbir nedeni olmayan bir solculuk belirtisidir. Sam Hamad Edinburgh mekezli Ortadoğu aratırmaları yazarı ve analistidir.
http://www.syriadeeply.org/op-eds/2016/04/10365/noam-chomsky-betrayed-syrian-people/?lang=
Yazı Künyesi: Hamad, Sam, "How Noam Chomsky Betrayed the Syrian People (Noam Chomsky’nin Suriye Halkına İhaneti), (çev: Murat Kayacan), Haksöz Derg., S. 302, İst., Mayıs 2016. (s. 49-51).
***
How Noam Chomsky Betrayed the Syrian People

The noted critic of Israel Norman Finkelstein once wrote that it was a rite of passage for “left apostates,” namely those who had allegedly abandoned their left-wing principles, to criticize Noam Chomsky. As Finkelstein observed, Chomsky “mirrors their idealistic past as well as [their] sordid present, an obstinate reminder that they once had principles … that they sold out but he didn’t.”
In some sense, this is true. Chomsky is a political rock, unchanged by the elements and unaltered by time, no matter how powerful the tidal waves of change crashing against his worldview. While there is no doubt Chomsky’s politics arose from genuine, much-needed dissent against U.S. foreign policy in the post-World War II era, the stasis that defines his approach has left him unable to reckon with the Arab Spring’s complexities and contradictions.
Chomsky’s stance on Syria is the clearest example of this. As he stated during a talk at Harvard in September 2015, and as he has repeated during other interviews, Chomsky believes the idea of conducting a humanitarian intervention in Syria is a red herring. Just about “every use of force is called humanitarian intervention” and almost always intervention is not humanitarian at all and is, in fact, “in the interest of those carrying out the force,” Chomsky said. From his point of view, in intervening in Syria, the United States has done little other than support the forces that are creating and sustaining the country’s “jihadist” movement.
While those who support Chomsky’s position on Syria may label supporters of the revolution, like myself, as “neoconservatives” or “pro-imperialists,” they are, in fact, more deserving of these epithets themselves.
The Contours of Chomsky's Views
During his September 2015 Harvard lecture, Chomsky was asked whether Russia’s deployment to Syria was imperialistic. In response, Chomsky repeated the capricious claim that the entire Syrian opposition is either part of ISIS or some variant of al-Qaeda.
As even the most casual observer of the Syrian conflict knows, however, this claim is false. Amajor contingent of Syria’s rebel forces is not “jihadist” in any sense. Even among those who are Islamist, many support a democratic government, in some form, and are more similar to Hamas than ISIS or al-Qaeda.
Instead of reckoning with these and other realities of the Syrian revolution, Chomsky has tacitly endorsed the logic of the “war on terror,” accepting the view that allying with dictatorships in order to defeat terrorism is perfectly ok.
In a recent interview with Al Jazeera, for instance, Chomsky was asked whether he would support the United States if it joined with the Assad regime, in order to fight against ISIS. While he described Bashar al-Assad as “monstrous” (an admission which makes his conclusion even worse), Chomsky claimed it would be impossible to “fight both [ISIS and the Assad regime] … it’s incoherent.”
This comment is especially stunning since the Assad regime has actively promoted ISIS’s rise. As Dominic Tierney explained in The Atlantic:
Assad benefits from the inherently polarizing nature of civil war, as a cycle of atrocities and revenge pushes all sides to the extreme. He has further spurred radicalization by focusing the regime’s fire on moderate enemies, while reportedly releasing jihadists from jail and purchasing oil from ISIS.
In 2014, during the height of ISIS’s expansion, Assad and his allies attacked the group only 6 percent of the time, while 64 percent of ISIS attacks were against the Syrian rebels. There have also been numerous cases in which ISIS and Assad’s forces have effectively been allied, with Russian airstrikes often aiding, instead of hindering, the group.
Clearly, the Syrian regime’s sectarian slaughter, backed by Iran and its proxy militias, has generated unprecedented support for ISIS, making Chomsky’s support for an anti-ISIS alignment with Assad ironic at best and unsupportable at worst.
Chomsky's Motives
In an interview with Jacobin, Chomsky provides a glimpse into the deeper reasons behind his views on Syria. In response to a question asking for his thoughts on the West’s bombing efforts against ISIS, Chomsky noted that the “sectarian conflicts that are tearing the region to shreds are substantially a consequence of the Iraq invasion.”
For Chomsky, as well as much of the left, the United States’s perceived proximity to the conflict (or the pathological belief that the United States is responsible for the devastating war) has alternatively shaped indifference to and hostility toward the Syrian revolution. In other words, because the United States is against the Assad regime, the left feels compelled to either ignore the revolution all together, or oppose the regime’s enemies.
In his case, Chomsky has expressed ideological disdain for revolutionary forces by supporting their complete annihilation. In the same interview with Jacobin, Chomsky said the outcome in Syria could be “just as bad [as an ISIS victory] if the jihadi elements supported by Turkey, Qatar and Saudi Arabia are the victors.” His statement amounted to tacit approval for the brutal war being waged against these so-called “jihadi elements” by Russia, Iran and Assad.
But, as other statements by Chomsky make clear, when it comes to the Syrian conflict, he is more than happy to call for “imperialist intervention” where it supports so-called left-wing groups. In the Al Jazeera interview, Chomsky openly expressed support for U.S. airstrikes on behalf of “the Kurds.” For the left, Chomsky included, the “Kurds” is synonymous with the Kurdistan Workers Party (PKK) or their Syrian branch, the Democratic Union Party (PYD), which controls the region of Northern Syria known as Rojava. While Chomsky has used humanitarian arguments to justify these airstrikes, he also told Jacobin that the PYD “seem[s] to be developing, as well as you can under these conditions, a fairly decent society, very different than anything else in Syria … they certainly merit support.”
The implications of Chomsky’s statements are clear. With almost 250,000 Syrians dead and 13 million more displaced by the Assad regime and its allies, only “the Kurds” deserve special attention. Similarly, while a Syrian Arab (or even a Kurd who lives in rebel-held Aleppo) is not worthy of support, those who live in and around PYD areas somehow are.
But, the fate of Syrians in rebel-held locations ought to inspire alleged progressives, like Chomsky, to express, not withhold, their solidarity and support. In many of these areas, revolutionary, democratic Local Coordination Committees have taken over the reigns of government, providing critical public and social services, and providing people with their first experience of genuine freedom of expression.
Admittedly, the rebels are by no means perfect, but in every area they govern, the very worst of them have proven to be better than the dynastic tyranny of the Assad regime. This is why the inhabitants of these areas leave when regime forces approach. It is also why the vast majority of refugees are fleeing from ISIS and Assad, but not from the rebels.
The Conservative Left
In the past, Chomsky’s political stasis seemed virtuous to me. In light of his position on the Syrian revolution, however, it has become dismally clear that a one-dimensional, moralistic politics is (and always has been) an expression of conservatism running through the left.
Though Chomsky and the wider left might not appreciate this, the part they are playing in Syria’s counter-revolution is discrediting leftism. In this way, their actions are comparable to those “socialists” who destroyed the left for generations because of a blind loyalty to the nightmare of Stalinism.
Sadly, the conservative, orientalist, and incoherent stance on Syria expressed by Chomsky and his supporters is symptomatic of a leftism that has no reason to exist beyond the narrow parameters of its own subculture.

The Author Sam Hamad is a writer and analyst of Middle Eastern affairs based in Edinburgh.
http://www.syriadeeply.org/op-eds/2016/04/10365/noam-chomsky-betrayed-syrian-people/?lang=
Noam Chomsky Suriye Halkına Nasıl Hainlik Etti?
  • Title : Noam Chomsky Suriye Halkına Nasıl Hainlik Etti?
  • Posted by :
  • Date : 12.6.16
  • Labels :
  • Blogger Comments
  • Facebook Comments

0 yorum:

Yorum Gönder

Kayıt olmadan yorum yapmak için anonim, isim girmek için Adı/Url seçerek yorum yapabilirsniz.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Top