728x90 AdSpace

Yeni

16 Mayıs 2016 Pazartesi

Rusya’nın Suriye’den Çekilmesi: Putin Dört Dörtlük Siyasi Kumarbaz

rusyanin-suriyeden-cekilmesi
Rusya’nın Eylül ayındaki siyasi kumarı önemliydi ama stratejik değildi. Bu, zaman kazanmak için taktik bir karardı. Onun ifadeleri, sık sık aldatıcı iddialar katmanının içinde herhangi bir hakikati kefenleyen Rus devlet propaganta aygıtının zirvesidir.
Rusya Başkanı Vladimir Putin okunması kolay olmayan bir politikacı. Ukrayna’daki uzun süren çatışmanın gösterdiği gibi o bir şey söylemeye çalışırken, onun diplomatları ve ordusu başka bir şey yapıyor. 
Rusya’nın askeri ekiplerinin Suriye’den çekileceğine dair 14 Mart tarihli duyurusu ile de Putin, hem müttefiklerine hem de düşmanlarına bir sürpriz yapabilir.
Bu çekilme işi, Putin tarafından yerine getirilen bir görevi mi yoksa sallantı geçiren bir ekonomi, Moskova’ya yönelik yaptırımların getirdiği zorluklar ve petrol fiyatlarındaki keskin düşüşle birleşen askeri müdahalenin  maliyetinden kaynaklanan Rusya’nın zaafı mı?
Ya da bombalamaya tekrar başlamaya hazır hava gücüyle ve Esed destekçisi kara taarruzlarına destek vermeye hazır müsteşarları ile Putin sadece “sahtekârın” biri mi?
Rusya’nın kısa vadeli hedefi
Rusya’nın 30 Eylül’deki devasa bombalama seferberliğinin başlatması, uzun vadeli bir vizyondan ziyade acil bir hedef belirlemesi, hareket noktası olmuştur. Moskova ve Esed’din diğer baş müttefiki İran, Temmuz sonlarında rejimin yenilmesini engellemek için müdahalenin gerekliliğinde fikir birliğine vardı. Akdeniz’den, Suriye’nin üçüncü büyük kenti Humus üzerinden geçerek, başkent Şam’a uzanan bir savunma hattı oluşturmaya karar verdiler.
Suriye ordusu için baş tehdit, İdlib şehri dahil kuzeybatı ve güneyin çoğunu elinde tutan muhalif blok idi. Bu güçler, Hama şehrine doğru ilerlemenin ve 2012’den beri bölünmüş olan Suriye’nin en büyük şehri Halep’i yarıp geçmenin eşiğindeydi.
Rusya, İslam Devleti’ni bozguna uğratmak amacında ısrar etti ama bu arada saldırılarının yüzde seksenini muhaliflerin elinde tuttuğu yerlere yaptı. Karada İran ve Lübnan Hizbullah’ı komutanlarını ve askerlerini konumlandırdı ve Iraklı, Afgan, ve Pakistanlı militanları yönetti. Beş saldırı, muhaliflere ve bir saldırı da İslam Devleti’ne yönelik yapıldı.
Altı ay sonra, asıl amaca ulaşıldı. Sadece, rejim destekli saldırılara değil fakat ayrıca Kürt saldırılarına (PYD) karşı da kendilerini savunmaya çekmiş muhalifler nedeniyle, Beşşar Esed’in Şam’a giriş yerlerinde korkacak bir şeyi yoktu. Ne var ki muhaliflerin ve İslam Devleti’nin toprak kazanımları hala sınırlı ölçüdedir.
Uzun vadeli vizyon yok mu?
Analistler Ortadoğu’da değişen dengelerde, Putin’in müdahalesinin uzun vadeli hedefleri olduğunu düşünüyorlar. Bazıları, Ukrayna örneğindeki gibi cephe savaşlarıyla bağlantılı, küresel bir jeopolitik mücadelenin kapsamında görmekte. Başkaları da daha ziyade, Rusya’nın Suriye’ye müdahalesi konusunda, 1970’lerden bu yana, Moskova’nın geliştirdiği Tartus’taki deniz üssüne yakın olmak amacıyla “Rusya’nın batı Suriye’de bir hava üssü kurması gibi” özel ilgilerine yoğunlaşıyor.
Bu spekülasyon muhtemelen Putin’in hesaplamalarına kıyasla, analistlerin düşünceleri hakkında daha fazla şey söylemektedir. Şam’da istikrarlı ve destekleyici bir rejim olmaksızın, herhangi bir Rus askeri mevzii, “varlığı ve yokluğu bir” hale gelecektir. Herhangi bir ticaret ya da yatırım avantajı öneremeyen, büyük zarar görmüş Suriye ekonomisi bir ümit vaat etmiyor.
Hatta Rusya-İran ittifakı bile hafif kalıyor. Tahran ile ittifak, Ortadoğu’da diğer güçlere “karşı bir duruş” olabilirken, Moskova Batı’ya ne kadar meydan okuyabileceği ile bu ittifak arasında bir denge kurmak zorunda. İşte bu, Rusya’nın, İran İslam Cumhuriyeti ile yapılan nükleer pazarlık konusunda, 5+1 ülkeleri arasındaki konumunu sürdürmesinin ve yıllardır Tahran’a ileri düzeyde askeri ekipman vermeyi durdurmasının nedenidir.
Rusya’nın Eylül ayındaki askeri kumarı önemliydi fakat stratejik değildi. Bu, vakit kazanmak için taktik bir karardı. Aynısı, Esad’ın gidişine dair bir söz içermemesine rağmen, Rusya’nın siyasi görüşmeleri yeniden başlatma girişimi hakkında da söylenebilir.
Müdahalenin maliyeti
Herhangi bir askeri müdahale ya da siyasi başarı, maliyeti karşılamak zorundadır. Rusya’nın hava saldırılarının ve destek operasyonlarının kabaca maliyet hesabı, ayda 720 milyon dolar ila 1,2 milyar dolar şeklinde tahmin edilmektedir. Bu masraf halihazırda karşılanabilir bir miktar.
Fakat Rusya’ya çıkan maliyet sadece  bununla sınırlı değil. Bunu daha geniş ekonomik zorluklar bağlamında ele almak gerekir. Uluslararası yaptırımların ve düşen petrol fiyatlarının birleşimi, önceki maliye bakanına göre Rusya’nın Gayri Safi Yurtiçi Hasılasının (GDP) yüzde birbuçuğuna mal oldu. 2000 yılından bu yana reel gelir ilk defa düşüyor.
Maliyet kısa vadede karşılanabilir. Fakat Putin, uzun vadeli bir yük ile karşı karşıya: Sözgelimi, Esed rejimi ve yabancı müttefiklerin, muhaliflerin hatta İslam Devleti’nin de tamamen hakkından gelmeleri ihtimal dahilinde değildir.
Moskova Esed’i Bir Tarafa Atacak mı?
Rusya’nın yaşadığı ikilemden çıkmasının tek yolu, siyasi bir çözüm reçetesi sunmasıdır. Fakat bu Esed’in ve yakın müsteşarlarının iktidardan ayrılmasına dair bir söze dayalı olmalıdır. Muhalefet bloku daha azına razı olmayacaktır.
Putin bunu kabul ediyor. Cenova’da görüşmelerin tekrar başladığı gün, yaptığı açıklamanın zamanlaması bunu gösteriyor. Onun, “Ordumuzun etkili çabası barış sürecinin başlama şartlarını oluşturdu.” şeklindeki açıklaması da onun kabulünün göstergesidir.
Pazartesi günü yaptığı açıklamada Esed’den hiç söz etmemesi de yine diğer bir göstergedir.
Rusya’nın, “Suriye’den çekilme” açıklaması, Esed’in gitmesi gerektiği konusunda aniden yapılmış bir açıklama değildir. Çekilme kararı, siyasi süreçte, Rusya’nın baskısını kısmen azaltacaktır. Rusya bu kararı, Washington ile bir işbirliği manevrasıdır. Esed’in geleceği konusunda, Ekim ayından beri yaptığı gibi Putin, biraz daha vakit kazanmaktadır.
Cenova’da, rejim ile muhalefet temsilcileri arasında mekik dokuyan Birleşmiş Milletler (BM) elçisi Staffan de Mistura ile “hısımlık görüşmeleri” gösterisi sahnelenecek. Moskova, İslam Devleti’ne karşı savaş ve cihadçılara yönelik hava saldırıları ile halkın gözünde liderliğini güçlendirebilir. Herhangi bir ateşkesi, ihlal etmekten dolayı suçlanmak istemeyen muhaliflerin, rejimin halihazırdaki varlığını tehdit etmemesi garanti altına alınmış olabilir.
Taktik zafer
2011 yılında Suriye’de ayaklanmanın başlangıcından beri, zaman kazanma Moskova’ın yaklaşımı olmuştur. Şu üç durumda Rusya ve İran Esed rejimini korudu: 2012 yılının ortalarında, Suriye ordusu çöküşün eşiğindeyken; 2013’ün ortalarında, Hizbullah muhalifleri karada kontrol altına almak için müdahale ettiğinde; ve Eylül 2015’te Rusya kararlı hava saldırılarını başlattığında.
Putin, önemli anlarda (Esed’e) destek verirken de kumar oynamaktaydı. Ağustos 2013’te, Rusya, Şam yakınlarında kimyasal saldırı yaparak 1400’den fazla kişinin ölümüne yol açan bir saldırı başlatan Esed rejiminin yanlış hesabı nedeniyle Batı’nın ve Arap gücünün kararlı müdahalesinden endişeliydi.
Bunun sonucu olarak Moskova, Esed’in kimyasal silahlarını teslim etmesi konusunda Washington ile ittiak fikrini ileri sürdü. Bu süreç bir parça yalandı: Suriye ordusu bombalamalar sırasında klorin gibi kimyasalları kullanmaya devam etti. Bununla birlikte, taktik olarak borcu kapamak yalan değildi. Esed rejimi, Washington ve müttefiklerinin bir ültimatomu ile karşı karşıya kalmaktansa Amerika ile işbirliğinde Rusya’nın yanında yer aldı.
İki buçuk yıl sonra, durum değişti fakat oyun aynı. Diplomatik ve askeri adımlarıyla, Putin, Washington’u inisiyatifi ele almaktan ziyade karşı çıkan pozisyonunda tutmayı sürdürüyor.
Şimdi yine öyle yaptı. Rusya’nın “çekilmesi” stratejik bir zafer getirmeyecek. Muhtemelen Esed’i de koruyamayacak. Fakat Rusya’ya, tercih edilmiş bir siyasi sonuç için sonraki adımı atma imkânı verecek ya da bu sonuç mümkün olursa makul bir gerilim durumu sağlayacak.
Scott Lucas is a Professor of American Studies, University of Birmingham, UK. This article was first published at TheConversation.com/uk.

- See more at: http://www.middleeasteye.net/columns/russian-syria-withdrawal-putin-consummate-political-gambler-1345877424#sthash.Uy8zRUhB.dpuf
Friday 18 March 2016

Yazı Künyesi:Lucas, Scott, “Russian Syria withdrawal: Putin is the Consummate Political Gambler (Putin Dört Dörtlük Siyasi Kumarbaz)”, (çev: Murat Kayacan), Haksöz Derg., S. 301, İst., Nisan 2016, (51-53).

***
Russian Syria withdrawal: Putin is the consummate political gambler

Friday 18 March 2016

Russia’s military gamble in September was significant, but it was not strategic. This was a tactical decision to buy time
Russian President Vladimir Putin is not an easy politician to read. He is willing to say one thing while his diplomats and military do another – as the long-running conflict in Ukraine has demonstrated. His statements are at the pinnacle of a Russian state propaganda machine shrouding any “truth” in layers of often deceptive assertions.
And, as the announcement on 14 March of a “withdrawal of most of [Russia’s] military group” from Syria demonstrated, he can spring a surprise on both his allies and his foes.
So, does this represent mission accomplished for Putin – as he maintained on Monday (“the tasks … are generally fulfilled”), or is this a sign of Russian weakness, with the costs of military intervention compounded by a shaky economy, the challenge of sanctions on Moscow, and a sharp fall in oil revenues?
Or is Putin just being deceptive, with his air force ready to resume bombing and his advisers ready to support pro-Assad ground offensives – especially if political talks to resolve Syria’s five-year conflict fail in Geneva?
Russia’s short-term goal
The starting point is that Russia’s launch of a massive bombing campaign on 30 September had an immediate objective, rather than a long-term vision. Moscow and Iran, Assad’s other main ally, had agreed in late July that intervention was necessary to prevent the defeat of the regime. They resolved to hold a defence line from the Mediterranean via Syria’s third city Homs to the capital Damascus.
The chief threat to the Syrian military was the rebel blocs which had taken much of the north-west – including Idlib Province – and the south. Those forces were on the verge of advancing on the city of Hama and possibly breaking through in Syria’s largest city Aleppo, divided since 2012.
Russia insisted its objective was to defeat the Islamic State, but meanwhile it devoted more than 80 percent of its attacks to opposition-held territory. On the ground, Iran and Lebanon’s Hezbollah put in commanders and troops and oversaw Iraqi, Afghan and Pakistani militias. Five offensives were launched against rebels and one against the Islamic State.
Five months later, the main objective has been secured. With rebels on the defensive not only against the pro-regime assaults but also Kurdish attacks, the Syrian president, Bashar al-Assad does not have to fear the opposition at Damascus’s door for now. However, the gains of rebel and Islamic State territory are still limited.
But no long-term vision?
Analysts have speculated that Putin’s intervention has long-term goals in changing the balance of power in the Middle East. Some have placed it in a global geopolitical struggle, linked to front-line contests such as Ukraine. Others have focused more on specific interests such as Russia’s establishment of an airbase in western Syria to accompany the naval base in Tartus that Moscow developed from the 1970s.
That speculation probably says more about the pondering of analysts than about Putin’s calculations. Without a stable and supportive regime in Damascus, any long-term Russian military position is tenuous. There is no hope of a badly damaged Syrian economy offering any trade or investment advantages.
Even the Russian-Iranian alliance is tenuous. While an alliance with Tehran can be a position against other powers in the Middle East, Moscow has to balance this with consideration of how far it can challenge the West. That is why Russia maintained its position within the 5+1 powers pressing the Islamic Republic for a nuclear deal and why it has stalled for years on delivery of advanced military equipment to Tehran.
Russia’s military gamble in September was significant, but it was not strategic. This was a tactical decision to buy time. The same can be said for Russia’s initiative to renew political talks, albeit on its own terms with no commitment to Assad’s removal.
Costs of intervention
Any advantages from military intervention and political success have to be balanced against the expense. The headline cost of Russia’s airstrikes and support operations is estimated at US$720m to US$1.2 billion per month. On its own, that expenditure is currently affordable.
But that cost is not “on its own”. It is in the wider context of economic difficulty. The combination of international sanctions and falling oil prices has cost Russia 1.5 percent of its GDP according to a former finance minister. Real income is declining for the first time since 2000.
The cost can be borne in the short-term. But Putin is facing a long-term burden, given that the Assad regime and foreign allies are unlikely to vanquish the opposition rebels completely and possibly not even the Islamic State.
Will Moscow dump Assad?
The only way out of Russia’s dilemma is to offer the prospect of a political resolution – but that in turn rests on a commitment for the departure of Assad and his closest advisers. The opposition rebel bloc will not settle for anything less.
Putin recognises this. That is why he timed his announcement for the day that talks reopened in Geneva. That is why he declared: “Efficient work of our military has created conditions for the start of a peace process.”
That is why he made no mention of Assad in his statement on Monday.
The declaration of withdrawal is not a sudden declaration that Assad must go. That would give up some of Russia’s leverage in a political process where it has manoeuvred Washington into a partnership. Instead – as he has done since October over the question of Assad’s future – Putin is buying a bit more time.
There will now be the show of “proximity talks” in Geneva, with UN envoy Staffan de Mistura shuttling between regime and opposition rebel delegations. Moscow can boost its public line of leadership in the fight against the Islamic State with airstrikes on the jihadists. It can be assured that rebels, not wanting to be blamed for any ceasefire violation, will not threaten the regime’s immediate survival.
Tactical victory
Buying time has been Moscow’s approach in Syria since the start of the uprising since 2011. On three occasions, Russia and Iran have saved the Assad regime: in mid-2012, with the Syrian army on the point of collapse; in mid-2013, when Hezbollah intervened to check the rebels on the ground; and in September 2015 when Russia launched its decisive air campaign.
Putin has also gambled on the spur of important moments. In August 2013, Russia was concerned that the Assad regime’s miscalculation, launching chemical attacks near Damascus that killed more than 1,400 people, would bring decisive Western and Arab military intervention.
So Moscow came up with the idea of an alliance with Washington for Assad to hand over his chemical weapons stocks. That process was a bit of an illusion: the Syrian military has continued to use chemicals such as chlorine in its bombing. However, the tactical pay-off was not illusory – it aligned Russia in a partnership with the US, rather than facing an ultimatum from Washington and its allies.
Two-and-a-half years later, the situation has changed – but the game is the same. Through his diplomatic and military steps, Putin continues to put Washington in a position of reacting to, rather than seizing the initiative.
Now he has done so again. The Russian “withdrawal” will not bring a strategic victory. It probably will not even save Assad. But it allows Moscow the space to consider its next move for a preferred political outcome – or even an acceptable state of tension if that outcome is impossible.
- Scott Lucas is a Professor of American Studies, University of Birmingham, UK. This article was first published at TheConversation.com/uk.


- See more at: http://www.middleeasteye.net/columns/russian-syria-withdrawal-putin-consummate-political-gambler-1345877424#sthash.Uy8zRUhB.dpuf
Rusya’nın Suriye’den Çekilmesi: Putin Dört Dörtlük Siyasi Kumarbaz
  • Title : Rusya’nın Suriye’den Çekilmesi: Putin Dört Dörtlük Siyasi Kumarbaz
  • Posted by :
  • Date : 16.5.16
  • Labels :
  • Blogger Comments
  • Facebook Comments

0 yorum:

Yorum Gönder

Kayıt olmadan yorum yapmak için anonim, isim girmek için Adı/Url seçerek yorum yapabilirsniz.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Top